YASAL KORUMA: Sitemizde yayımlanan her türlü bilgi ve belge 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 13, 66 ve 83 maddelerine göre açıkça web sitemiz kaynak gösterilmeden   tamamı veya bir kısmı yayımlanamaz. Yazarların sorumluluğu kendilerine aittir. Kişi veya kurumlar isterlerse önceden e-mail ile bilgi vererek web sitemize LİNK bağlantısı yapabilirler.
TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ MURACAAT VEYA DANIŞMA TELEFONLARI
Polis: 155, jandarma : 156, ilk ve acil yardım: 112, Karayolları 159, Meteoroloji: 0312/3022531

*** HOŞ GELDİNİZ***TRAFİK HAYATTIR.HAYAT DA ÇOK DEĞERLİDİR *** YOL (MÜHENDİSLİK), ARAÇ, TRAFİK EĞİTİMİ, HUKUKU, DENETİMİ, İLK VE ACİL YARDIM, İNSAN HAKLARI, TRAFİK İSTATİSTİĞİ *** HOŞ GELDİNİZ***TRAFİK HAYATTIR.HAYAT DA ÇOK DEĞERLİDİR *** YOL (MÜHENDİSLİK), ARAÇ, TRAFİK EĞİTİMİ, HUKUKU, DENETİMİ, İLK VE ACİL YARDIM, İNSAN HAKLARI, TRAFİK İSTATİSTİĞİ *** HOŞ GELDİNİZ***TRAFİK HAYATTIR.HAYAT DA ÇOK DEĞERLİDİR *** YOL (MÜHENDİSLİK), ARAÇ, TRAFİK EĞİTİMİ, HUKUKU, DENETİMİ, İLK VE ACİL YARDIM, İNSAN HAKLARI, TRAFİK İSTATİSTİĞİ *** HOŞ GELDİNİZ***


TRAFİKTE YÜKSEK MAHKEME KARARI VE  Prof.Dr. SÜLEYMAN PAMPAL

LUTFEN OKUYUNUZ

       Türkiye de günde ortalama 20 kişi, yaz mevsiminde ise ortalama 30 kişi trafik kazasında ölmekte ve 100 lerce insanda yaralanmakta veya sakat kalmaktadır. Bu kayıplarımızı en aza indirmek için Fahri trafik Müfettişlerinin (FTM)  Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olan Derneğimiz vasıtasıyla kendi imkanlarımızı kullanarak sivil denetlemenin dışında mücadele ederek çözüm yolları ve bilinçlenme için çalışırken, kendisi aslen jeoloji mühendisi olmakla beraber Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Trafik Planlaması ve Uygulaması ana bilim dalı  başkanı olan Prof.Dr Süleyman PAMPAL,  FTM nin  derneğini trafik kongrelerine ,  düzenleme kuruluna  almamış ve tüm yazılı ve sözlü ısrarlarımıza rağmen konuşma hakkı bile tanımamıştır. Bunun üzerine 12.01.2006 tarihinde Derneğimiz antetli kağıdı ve müşterek imza ile 2 sayfa YÖK 'e  yazı yazılarak tüzüğümüz doğrultusunda hakkımız aranmış ve Sn PAMPAL 'ın yanlışları ve STK na zararları  anlatılmıştır. Sn PAMPAL bunu kendisine hakaret ve küçük düşürme kabul ederek Derneği bırakarak Genel Başkan İhsan MEMİŞ olarak şahsımı mahkemeye vererek 10.000 YTL tazminat talebinde bulunmuştur.
       Dava, Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmüş ve 28.11.2006 tarihinde şahsımın lehine sonuçlanmıştır. Sn PAMPAL aynı hırsla buna da itiraz ederek davayı temyiz etmiş ve YARGITAY da 07.12.2007 tarihinde şahsımın lehine tekrar karar onanmıştır.
       Bir  Fahri Trafik Müfettişi ve Sivil Toplum Kuruluşu  başkanı olarak  hukukun üstünlüğü olan bu kararlar  kendilerinden başkasına demokrasi ve trafikte söz hakkı  tanımayanlara çok önemli bir derstir. Bu Yargı kararlarını     trafik terörü ile mücadelede başımıza gelenleri bilmeniz için herkesin okumasınıı dilerim. Sn PAMPAL 'ın jeoloji mühendisi bir akademisyen veya bir insan olarak  Trafik terörü ile   mücadeleyi destekleyecek ve paylaşacak yerde, şahsımdan 10.000 YTL tazminat isteyen bu düşünceyi  100 binlerce trafik mağduru ve değerli Türk Kamu oyunun  takdirlerine bırakıyorum. Saygılarımla

İhsan MEMİŞ (*)
Enstitü Başkanı
(*)Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Onursal Başkanı

TC
ANKARA
Asliye 19.Hukuk Mahkemesi

Esas No:                2006/76
Karar No:               2006/432
HAKİM
KATİP
DAVACI                 Süleyman PAMPAL
VEKİLİ
DAVALI  :              İhsan MEMİŞ
VEKİLİ
DAVA:                   Tazminat
DAVA tarihi  :         06.03.2006
KARAR TARİHİ:    28.11.2006
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan iş bu davanın yapılan açık duruşması  sonunda

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; "müvekkilinin Gazi Üniversitesinde; Trafik Planlaması araştırma enstitüsü Başkanı olarak görev gördüğünü, davalının Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Başkanı olarak görev gördüğünü, davalının 12.02.2006 tarihinde Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Merkezi adına Gazi Üniversitesi Yüksek Öğretim Kurumu Denetleme Başkanlığına hitaben bir yazı gönderdiğini, yazıda; "Müvekkilinin adının önüne Ulusal ve Uluslar arası kelimelerini ilave ederek, trafik kongreleri düzenlediğini, tersanelerin kullandığını, salonlarda ise ücret karşılığında yerler kiralandığını, tebliğ verenlerden ayrıca ücret alındığını, basılan kitabın kendilerine gönderilmediğini, Derneğinin kongre düzenleme heyetine kabul edilmediğini, söz hakkı verilmediğini, başarı dileyen yazılarının, derneğin isminin duyulmaması için okutulmadığını" iddia ederek, müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle de 10.000.00 YTL. Manevi tazminatın haksız eylem tarihi 12.01.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı vekili özetle; "müvekkilinin Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Başkanı olduğunu, davacının düzenlediği kongrelerin, davacının başkanı olduğu derneğin amacına uygun olduğundan, bu kongrelere katılıp, Türkiye'deki trafik terörünün önlenmesi yönünden görüşlerini açıklaması ve çözüm önerileri getirme isteminin davacı yanca geçersiz olarak reddedildiğini, yazıda, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığını, davanın haksız ve yersiz açıldığını, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini"talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava; haksız eylem nedeni ile kişilik haklarının ihlalinden doğan ve Borçlar Kanunun 49. maddesine dayanılarak açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.

Tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delil olarak; davaya konu 12.01.2006 tarihli yazı, tarafların sosyal ve ekonomik durumunun tespitine ilişkin cevabı yazılar, taraflarca ibraz edilen belgeler, celp ve tetkik olunan kayıtlan incelenmiştir.

Taraflara ilişkin deliller toplanmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu 12.01.2006 tarihli yazı ile, davacının kişilik haklarının ihlal edilip  edilmediği, Borçlar Kanunun 49. maddesinde öngörülen şartların davada gerçekleşip gerçekleşmediği yönündedir.

Davacı, Gazi üniversitesi Trafik Planlaması araştırma Enstitüsü Başkanı olarak görev görmektedir. Davalı, Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Başkanı olarak görev görmektedir.

Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Merkezi tarafından, Yüksek Öğrenim Kurumu Denetleme Kurulu Başkanlığına 12.01.2006 tarihli yazı yazılmıştır.

Şikayet hakkı, yani hak arama özgürlüğü; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle Yargı mercileri önünde, davacıya veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına saliptir." Hükmü ile düzenlenmiştir.

Bu hüküm ile; güvence alınan hak arama özgürlüğünden dolayı; kişi, gerek Yargı Mercileri önünden ve gerekse Yetkili Kurum ve Kuruluşlara başvurmak suretiyle, kendisine zarar veren kişilere karşı, haklarının korunmasını, zarar veren şahıs hakkında Yasal işlem yapılmasını, cezalandırılmasını isteme hak ve yetkisine sahiptir.

Yine anayasamızın 12. maddesi; "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilemez, vazgeçilemez, temel hak ve hürriyetlerine sahiptir." Hükmünü ve 17. maddesi de; "Herkes, yasa, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." Hükmünü düzenlemiştir.

Bu hüküm ile de; kişilik değerleri, güvence altına alınmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 25. maddesi; "Kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile önleneceğini" ve 818 sayılı Borçlar Kanunun 49. maddesi de; "Saldırının, yaptırımını" düzenlemiştir.
Gerek Anayasada ve gerekse Kanunlarda; kişinin hak arama özgürlüğü ile, kişilik değerleri güvence altına alınmıştır.

Davamızda, tartışılması gereken konu; mevcut olayda; bu değerlerden hangisini üstünlük tanınacağıdır.

Hak arama özgürlüğü, Tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Kişi isteği biçim ve koşulda salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamayacaktır. Şikayet hakkının kötüye kullanıldığından söz edebilmek için; şikayet hakkını kullanan "Amacına uygun olarak kullanmaması", " Gerçek olaylarla dayanılmaması" veya "Aşırı" kullanmanın söz konusu olması gerekmektedir. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için; şikayet edilenin cezalandırılması veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların bulunması zorunlu değildir.

Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların, zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bu olgu veya emareye dayanılarak, başkalarının da böyle bir olay karşısında, davalı gibi hareket etmesinin uygun görüleceği, yani orta düzeydeki kişinin de somut olaydaki gibi davranacağı ve bu çerçevenin içinde kalan şikayet hakkının yerinde kullanıldığı kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınarları aşılarak kullanıldığı ve şikayet edileninin değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Bu ilkeler ışığı altında, davaya konu olay değerlendirilmiştir.

Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Merkezi tarafından, Yüksek Öğrenim Kurumu Denetleme Kurulu Başkanlığına 12.01.2006 tarihli yazı yazılmıştır. Yazıda; Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği olarak, temennileri ve serzenişleri dile getirilmiştir. Derneğin, Uluslar Arası Trafik Kongresine katılışının sağlanması, kongrede söz  hakkı verilmesi ve diğer uygulamalar dile getirilmiştir. Yazı, Genel Başkan ihsan MEMİŞ ve Genel Başkan Yardımcısı Semih BAYDAR tarafından yazılmıştır. Yazı eleştiri ve serzeniş niteliğindedir.

Yazının tümü değerlendirildiğinde; Davacının kişilik hakları ihlal edilmemiştir. B.K. nun 49. maddesinde öngörülen şartlar, davada gerçekleşmemiştir.

Bu olgular karşısında;

Davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı; aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM

Yukarda izah edildiği üzere;

l- Davacının davasının REDDİNE,

2- Alınması gereken 12,20 YTL ret harcının, peşin alınan harçtan mahsubu ile FAZLA ALINAN 122,80 YTL harcın istek halinde davacıya İADESİNE,

3- Mahkeme masrafının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yapılan toplam 10,50 YTL mahkeme masrafının davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

5- Davalı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaide dikkate alınarak avukatlık Asgari ücret tarifesinin ilgili maddesi gereğince tayin ve takdir olunan 400,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

6- İş bu kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren, tarafların 15 günlük süre içersinde Yüksek Yargıtay'a başvurmalarında MUHTARİYETLERİNE,

Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar, taraf vekillerinin yüzene karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.11.2006

DAVALI MASRAF BEYANI

10,50 YTL posta gideri

İADE HARÇ

122,80 YTL

Katip:46951                                                                                     Hakim:25231
İmza                                                                                                     imza


TC
YARGITAY
4.Hukuk Dairesi
                                                                                                                     31.12.2007
Esas No:2007/1574
Karar No:2007/15302
YARGITAY İLAMI

Mahkemesi :Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:            28.11.2007
Numarası:     2006/76-2006/432
Davacı          Süleyman PAMPAL adına vekili………..
Davalı           :İhsan MEMİŞ adına Vekili………


……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………

Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı kanıtlara,yasaya uygun gerektirici nedenlere,özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 03.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Başkan                 üye              üye            üye           üye

HARÇ




MAYIS-HAZİRAN  ANKET SONUCU


Derneğimizin Mayıs ve Haziran aylarında web sitesi üzerinden kontrollü olarak sürücü belgeli aktif araç kullananlara yönelik yapmış olduğu anket sonucu aşağıdadır.
SORU-Karayollarında çok şeritli bölünmüş yollarda (duble yol) güvenli bir yolculuk için otomobillerde azami hız ne kadar olmalıdır?

A- 90 km/h         B 99 km/h             C-110 km/h

Ankete toplam 703 araç sürücü katılmıştır. 326 kişi A şıkkını, 152 kişi B şıkkını ve 225 kişide C şıkkını işaretlemişlerdir.
DEĞERLENDİRME 1-Araç sürücülerinin  yaklaşık % 46 nın yönetmelikte belirtilen hız limitlerine uyduklarını ve güvenli bir yolculuğu esas aldıkları,  % 21 nin % 10 hız limitlerini artırma haklarını kullandıkları, % 32   ninde hız limitlerini aşarak ve duble yollarında tek şeritli yol statüsünde olduklarını bilmedikleri ve güvenli bir yolculuk yapmayı ikinci plana attıkları gözlenmektedir.
SONUÇ OLARAK A+B şıkkını topladığımızda tüm araç sürücülerimizin % 68 sının yönetmelikte hız limitlerine uydukları ve güvenli bir yolculuk yapmayı esas aldıkları gözlenirken,  % 32 nisbetindeki araç sürücülerinin hız yaptıkları,  can güvenliğini tehlikeye soktukları ve  bunlar üzerinde caydırıcı ve eğici programların EGM ce uygulanması şarttır.

ÖNEMLİ NOT:Kaynak gösterilmeden tamamı veya bir kısmı yayımlanamaz


ROAD TRAFFİC AND SAFETY RESEARCH ASSOCİATİON
KARAYOLU TRAFİK VE YOL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA DERNEĞİ